Sevda Güneş Kıran
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Çağ Açan Deha, Çağ Dışı Kalan Hafıza

Çağ Açan Deha, Çağ Dışı Kalan Hafıza

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Yıl 1453.

Mayısın yirmi dokuzu.

Surların önünde gencecik bir padişah.

Henüz 21 yaşında.

Karşısında bin yıllık Doğu Roma, arkasında Orta Asya’dan Viyana kapılarına yürüyecek olan o çelikten irade: Türk milleti.

“İmkansız” dediler.

“Haliç’e zincir çektiler, gemiler geçemez” dediler.

Dünya tarihinin gördüğü en büyük askeri deha, gemileri karadan yürüttü.

Çünkü Türk’e imkansız de, sonra oturup sadece seyret!

​İşte bu yüzden İstanbul’un fethi, sadece bir şehrin alınması, bir kale duvarının yıkılması değildir. Bu fetih; bu asil milletin bu topraklara vurduğu ebedi mühürdür. Anadolu’yu ebedi Türk yurdu yapan tapu senedidir.

​Biz Kimin Torunlarıyız?

​Bugün bakıyorum; tabelalardan “Türk” adını silmeye kalkanlara, bu toprakların mayasını satılık kupon arazi zannedenlere, tarihimizi sadece saray entrikalarından ibaret görenlere…

​İyi dinleyin.

​Bizler; Bizans’ın uşaklarına diz çöktüren Ulubatlı Hasan’ın adımlarıyız.

Bizler; “Ya ben İstanbul’u alırım ya İstanbul beni” diyen o kararlılığın, o yüksek milliyetçi şuurun evlatlarıyız.

​Fatih Sultan Mehmet, sadece bir komutan değildi. Altı dil bilen, felsefe tartışan, mühendislik harikası şahi toplarını bizzat tasarlayan bir entelektüeldi. Doğu’nun da Batı’nın da hakimiydi ama her şeyden önce Türk hakanıydı.

​O, fetihten sonra şehre girdiğinde adaletiyle sadece Türklerin değil, canı ve malı tehlikede olan Rumların, Ermenilerin, Yahudilerin de koruyucusu oldu. İşte Türk milliyetçiliğinin, Türk adaletinin büyüklüğü buradadır: Zalime zülfikar, mazluma zırh olmak!

​Çağ Kapatanların Torunları, Çağ Dışı Kalamaz!

​Bugün İstanbul’un fethini kutlarken, sadece geçmişin zaferleriyle övünüp yan gelip yatamazsınız. Fatih’in kemiklerini sızlatmak istemiyorsanız, onun vizyonuna bakacaksınız.

  • ​Fatih bilime inanıyordu; sen hurafeye sığınamazsın.
  • ​Fatih donanmayı karadan yürütecek kadar vizyonerdi; sen üretimi durdurup dışa bağımlı olamazsın.
  • ​Fatih bu şehri Türk dünyasının kalbi yaptı; sen bu aziz şehri ranta, talana, sığınmacı gettolarına teslim edemezsin!

​İstanbul’u sevmek, onun fethini sadece havai fişeklerle kutlamak değildir. İstanbul’u sevmek; onun her bir taşına, Türk kültürüne, Türk lisanına ve bu vatanın bağımsızlığına namusun gibi sahip çıkmaktır.

​Ne Mutlu Türküm Diyene!

​573 yıl önce o şanlı neferlerin surlara diktiği o sancak, bugün de buradadır ve ilelebet dalgalanacaktır. İstanbul bizimdir, Türk’ündür!

​Gencecik yaşında dünyaya meydan okuyan Fatih Sultan Mehmet Han’ı, onunla birlikte şehadet şerbeti içen şanlı orduyu ve yüzyıllar sonra bu aziz şehri düşman işgalinden kurtararak fethi taçlandıran bir diğer büyük Türk milliyetçisi, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü saygı ve minnetle anıyoruz.

​Tarih bizi yazdı, biz tarihi yazmaya devam edeceğiz.

İstanbul’un Fethi kutlu, Türk’ün yarınları aydınlık olsun!

Çağ Açan Deha, Çağ Dışı Kalan Hafıza
Yorum Yap

Yorumlar kapalı.

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

Giriş Yap

Halk Meclisi Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin