Planlı Su Azalması: Yer Altı Kaynakları Kontrol Altında
Uzmanlar ve çevre örgütleri, Türkiye’nin yer altı su kaynaklarının milyonlarca tonluk çekimlerle sürekli azalmasının tesadüf olmadığını belirtiyor. Bu çekimler, maden şirketleri ve bazı özel girişimler tarafından yürütülüyor ve halkın çeşmesinden akan suyun azalmasına sebep oluyor.
“Yer altındaki su çekiliyor, doğal denge bozuluyor ve bu durum kasıtlı olarak planlı su azalımına yol açıyor. Halkın suya erişimi sistematik şekilde kısıtlanıyor.”
Siyanür ve kimyasal kullanımıyla birleşen bu faaliyetler, hem çevreyi hem de halk sağlığını ciddi şekilde tehdit ediyor.



Su Sorunu Yok, Maden ve Rant Sorunu Var: Yarınımız Satılıyor
Ülkemizde sıkça gündeme getirilen “su krizi” tartışmalarının aksine, uzmanlar gerçek sorunun maden ruhsatları ve uluslararası şirketlere verilen imtiyazlarda yattığını vurguluyor. Yandaş holdinglere sağlanan bu ayrıcalıklar, doğal kaynaklarımızın hızla yok edilmesine zemin hazırlıyor. Öte yandan, küresel finans çevrelerine verilen sözler ve garantiler, halkın yarınlarını tehlikeye atıyor. Denetim mekanizmalarının yetersizliği ve hesap soracak mercilerin yokluğu, bu süreci adeta serbest bırakıyor. Uzmanlar, planlı ve bilinçli olarak sürdürülen bu uygulamaların, Türkiye’nin su ve doğal kaynak güvenliğini tehdit ettiğini söylüyor. Halk, doğa ve gelecek nesiller adına yetkililerin hesap vermesini bekliyor. Bu tablo, sadece ekonomik değil, aynı zamanda toplumsal ve ekolojik bir kriz sinyali olarak değerlendiriliyor.
Halk Mağdur, Esnaf Çaresiz
Kesintiler günlük yaşamı felce uğratıyor. Esnaf iş yapamaz hâle gelirken, köylüler tarım ve hayvancılıkta büyük kayıplar yaşıyor.
Bir köy sakini durumu şöyle özetliyor: “Yer altından su çekiliyor, çeşmemize artık damla damla geliyor. Şirket milyonlar kazanıyor, biz perişanız.”
Anayasal Haklar ve Hesap Sorma
- Yaşam Hakkı: Anayasa’nın 56. maddesi, herkesin sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkını güvence altına alır. Suya erişim, bu hakkın ayrılmaz bir parçasıdır.
- Devletin Sorumluluğu: Yer altı su kaynaklarının bilinçli olarak çekilmesi ve planlı azalması karşısında devlet, vatandaşın temel yaşam hakkını korumak zorundadır.
- Hesap Sorma Hakkı: Halk, anayasal haklarını kullanarak şirketler ve yetkililer hakkında dava açabilir; kamu denetim mekanizmalarını işletme hakkına sahiptir.
Kuralsız Yönetim ve Dış Baskılar
Altyapı sorunları ve su krizleri, yalnızca yönetim eksikliklerinin değil, küresel şirketlerin Türkiye’nin su ve enerji kaynaklarını hedef alan müdahalelerinin sonucu olarak yorumlanıyor.
- Planlı su azalmaları, ekonomik kırılganlık dönemlerinde yoğunlaşıyor.
- Enerji, iletişim ve su altyapısına yönelik aksaklıklar, ülkenin bağımsızlık damarlarına yönelik bir strateji olarak görülüyor.
- Halk, devlet ve şirketlerden temel haklarını koruma ve hesap sorma talebinde bulunuyor.
Toplumsal İsyan ve Talepler
- Halk susuzluğu kader olarak görmüyor; sivil toplum ve köylüler, “Yer altı kaynaklarımızın kontrolsüz ve planlı şekilde tüketilmesine izin vermeyeceğiz” çağrısı yapıyor.
- Bu kriz, yalnızca günlük yaşamı değil, Türkiye’nin ulusal bağımsızlığını ve demokrasi mekanizmalarını da tehdit ediyor.
BBC Türkçe (altyapı sorunları ve su kesintileri) https://www.bbc.com/turkce/articles/c045v12g4ego
Yorumlar kapalı.