Kadir Uğur Yılmaz
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Paranın Adayı, Paranın Düzeni

Paranın Adayı, Paranın Düzeni

service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Demokrasiyi sandıktan ibaret gören bir anlayışın hâkim olduğu memleketlerde, aslında sandık çoğu zaman sadece bir vitrindir. Perdenin arkasında ise başka bir düzen çalışır. Bizde de çoğu yerde manzara değişmez: Elitlerin dünyasında zenginler toplanır, zenginlerden bir aday seçer, sonra onu belediye başkanı yapmak için para harcar. Seçim kazanılır. Ardından ne olur? Seçilen kişi yine zenginlere hizmet eder, ihalelerle, imar kararlarıyla, ayrıcalıklarla zenginleri daha zengin eder.

Bu düzenin bir de süslü bir tanımı vardır: “Memleketin ileri gelenleri.”

Peki kimdir bu ileri gelenler?

Akademisyen mi?

Âlim mi?

Gerçek bir kanaat önderi mi?

Hayır. Çoğu zaman tek ölçü vardır: Parası var mı, yok mu?

Kazancı helal mi?

Yaptığı iş doğru mu?

Topluma faydası var mı?

Bunları soran pek bulunmaz. Parayı bulmuşsanız, yöntemini kimse kurcalamaz. Çünkü sistem paranın etrafında kurulmuştur.

Bir tarafta “ileri gelenler” vardır; diğer tarafta ise seçimden seçime hatırlanan halk.

Kimi bir torba kömüre razı edilir.

Kimi bir kahvaltı organizasyonunda ağırlanır.

Kimi birkaç etkinliğe davet edilince kendini değerli hisseder.

Ve böylece geleceğini ucuza satan yoksulun aslında elinde kalan pek bir şey olmaz.

Oyu vardır ama değeri yok gibidir. Çünkü oy, gerçek bir tercih olmaktan çıkarılmıştır.

“İş mi verecek?”

“Ekmek kapısı mı açacak?”

Bu soruların cevabı çoğu zaman bellidir. Ama yine de bir fotoğraf karesi yeterli sayılır.

Düğünde görünür.

Cenazede başsağlığı diler.

Bir iki hatır sorar.

Ve insanlar “Bizi unutmadı” diye sevinir.

Oysa unutulan şey çok daha büyüktür: Adalet duygusu.

Çünkü zenginliğin ölçü olmadığı bir toplumda saygınlık, ahlak ve emekle kazanılır. Paranın tek ölçü haline geldiği yerde ise değerler hızla aşınır.

Bugün birçok yerde gençlere verilen mesaj açıkça şudur:

“Zenginlik iyidir. Parayı bul da nasıl bulursan bul.”

Kimse sormaz.

Kimse kurcalamaz.

Kimse hesap istemez.

Bu anlayış yayıldıkça toplum da sessizce değişir.

Oysa Türk milletinin tarihindeki asıl ölçü servet değil, liyakat ve karakterdir. Devlet geleneğimizde bey olmak servetle değil, adaletle ölçülürdü.

Bugün yeniden hatırlamamız gereken gerçek de budur.

Çünkü paranın düzeni geçicidir.

Milletin vicdanı ise kalıcıdır.

Paranın Adayı, Paranın Düzeni
Yorum Yap

Yorumlar kapalı.

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

Giriş Yap

Halk Meclisi Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin