30 Ağustos… Bu tarih yalnızca bir zafer günü değildir; bu tarih Türk milletinin var olma iradesini, bağımsızlık aşkını ve kahramanlığını tarihe kazıdığı gündür. O gün, bitkin ve yorgun bir halk, ayağa kalkarak zincirleri parçaladı. O gün, Türk milleti esareti reddederek bütün dünyaya haykırdı: “Biz buradayız, biz varız ve asla boyun eğmeyeceğiz!”
Kocatepe’nin taşlarında sabaha kadar yürüyen komutanların ayak sesleri, cephede mermi taşıyan kadınların teri, göğsünü siper eden Mehmetçik’in son nefesi… Hepsi birleşti ve Türk tarihinin en büyük destanını yazdı. O gün Afyon’un dağlarında gök gürledi, toprak sarsıldı, milletin kalbi aynı anda çarptı. Çünkü o günün sabahı yalnızca bir ordunun değil, koca bir milletin yeniden doğuşuydu.
Bu zaferi kazanan yalnızca silah değil, milletin imanıdır. Açtı, yoksuldu, yıllardır savaşların yorgunuydu ama Türk milleti özgürlüğü olmadan yaşamaktansa ölmeyi seçti. Mustafa Kemal Atatürk’ün ileri görüşü, komutanların cesareti ve milletin sarsılmaz iradesi birleşince, dünya tarihine damga vuran bu büyük zafer ortaya çıktı.
30 Ağustos, Türk milletinin kaderine mühür vurduğu gündür. Bu zaferle yalnızca düşman kovulmadı, aynı zamanda Türk’ün onuru kurtarıldı. Bu milletin alnı asla eğilmeyeceğini, bu bayrağın göklerden inmeyeceğini ve bu vatanın ebediyen Türk yurdu kalacağını kanıyla, canıyla dünyaya gösterdi.
Bugün bizler o günün torunlarıyız. Göklerde dalgalanan bayrağımıza her baktığımızda, şehitlerimizin kanını, gazilerimizin cesaretini, milletimizin kararlılığını hatırlamalıyız. Çünkü bu zafer bize yalnızca geçmişi değil, geleceği de emanet etmiştir.
30 Ağustos Zafer Bayramı, Türk milletinin kahramanlık destanıdır. Ne zaman dara düşsek, ne zaman karanlıklar üzerimize çökmeye kalksa, o günün ruhu bize yol göstermeye devam edecektir. Çünkü Türk milleti için zafer bir kere kazanılmaz; her nesilde, her kalpte yeniden kazanılır. Ve bizler, atalarımızın emanet ettiği bu topraklarda, aynı kararlılıkla sonsuza dek var olacağız.
Kutlu olsun…
Yorumlar kapalı.