Ömer Çam
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Yorum-Analiz
  4. Ev Sahibi Olmak Hükümetin Sorumluluğudur!

Ev Sahibi Olmak Hükümetin Sorumluluğudur!

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Bu ülkede bir ailenin en büyük hayali, başını sokacak bir eve sahip olmaktır.

Ev, yalnızca dört duvar değildir; yuva demektir, güven demektir, gelecek demektir. Ne yazık ki bugün milyonlarca insan için bu en temel hak, artık bir hayalden öteye geçemiyor. Çünkü konut piyasası, dar gelirli vatandaşı dışarıda bırakacak şekilde şekillenmiş durumda.

Bugün ev fiyatları milyonlarla ifade ediliyor.

Ortalama bir konut fiyatı neredeyse 4 milyon liraya dayandı. Kiralar ise 20 bin lira seviyesinde. Metrekare başına kira bedeli 187 lirayı bulmuş durumda. Yani bırakın ev almayı, kirada oturmak bile bir aile için adeta ikinci bir maaş gerektiriyor. Orta sınıf, giderek yok oluyor; asgari ücretle çalışan milyonlar içinse ev sahibi olmak tamamen imkânsız hale geldi.

İşin en acı tarafı ise; undan 15 yıl önce, asgari ücretli bir vatandaş ev sahibi olabiliyordu. 2010 yılında asgari ücret 761 liraydı. O dönem mütevazı bir evin fiyatı 60–70 bin lira civarındaydı. Bankalar 10–15 yıl vadeli kredi imkânı sağlıyordu ve bir asgari ücretli, ailesiyle biraz tasarruf yaparak ev sahibi olabiliyordu. Zor muydu? Evet. Ama imkânsız değildi. Bugün ise tablo bambaşka. 2025’te net asgari ücret 22 bin lira oldu, ama ortalama ev fiyatı 4 milyon lirayı buldu. Yani bir asgari ücretli bırakın kredi çekmeyi, kredi taksidini ödeyecek durumda bile değil. Bankaya başvurduğunda karşısına çıkan aylık taksit maaşının birkaç katı. Bu tablo vatandaşa şunu söylüyor: “Sen ev sahibi olamazsın.”

Hükümetin görevi bu tabloyu değiştirmektir.

Çünkü barınma hakkı bir lüks değil, insanın en temel ihtiyacıdır. Hükümet, rantı değil halkı öncelemelidir. Hazine arazileri zenginlerin gökdelen projelerine değil, dar gelirli vatandaşın erişebileceği sosyal konutlara ayrılmalıdır. TOKİ ve benzeri kurumlar, halk için değil rant için çalışıyor algısını yıkmalı; yeniden “halkın konutu”nu üretmelidir. Kamu bankaları, uzun vadeli, düşük faizli, gelirle orantılı kredi modelleri sunmalıdır. Bugün bir asgari ücretli ev alabilmek için bankaya gittiğinde hayal kırıklığıyla geri dönüyorsa, ortada sistemsel bir sorun var demektir.

Kira piyasası da kontrol altına alınmalıdır.

TÜFE’ye bağlı kira artış oranları tek başına yeterli değil. Yüzde 40’ı aşan artışlar insanları barınamaz hale getiriyor. Yasalar, fahiş artışları otomatik olarak sınırlayacak şekilde düzenlenmelidir. Çünkü kira meselesi artık sadece ekonomik bir sorun değil; doğrudan sosyal bir krizdir. Bugün Türkiye’de fiyat-kira oranı 160–172 seviyesinde. Yani kira gelirleriyle ev almak için 160 yıl gerekir. Bu, akılla, mantıkla açıklanabilecek bir durum değildir.

Ev sahibi olmak, vatandaş için bir ayrıcalık değil, haktır.

Hükümet, bu hakkı sağlamakla yükümlüdür. Bugün kira artışları yüzde 40’ı geçmiş, ortalama ev fiyatları milyonları bulmuş, ev sahipliği oranı yüzde 56’ya düşmüşse, burada ciddi bir ihmal vardır. İnsanların en temel ihtiyacını karşılamayan bir hükümet, geleceğe dair umudu da tüketir.

Bu ülkenin insanı başını sokacak bir yuva istiyor. Çocuğunu güvenle büyüteceği, geleceğini planlayacağı bir ev istiyor. Bunun adı lüks değil, hakkıdır. Hükümet, vatandaşına bu hakkı sağlamak zorundadır. Eğer sağlamazsa, barınma krizi derinleşir, toplumda güven ve adalet duygusu yıkılır. Unutulmasın: Bir ülkede herkesin ev sahibi olma şansı yoksa, orada adalet de yoktur, huzur da yoktur.

Kaynakça

  • TÜİK, Kira artış oranları (2025)
  • TCMB, Konut Fiyat Endeksi (2025)
  • Trading Economics, Housing Index & Home Ownership Rate (2025)
  • Hürriyet Bigpara, Konut ve kira raporları (2025)
  • Wikipedia, Türkiye’de asgari ücret tarihi veriler

 

 

Ev Sahibi Olmak Hükümetin Sorumluluğudur!
Yorum Yap

Yorumlar kapalı.

Giriş Yap

Halk Meclisi Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin