Bugün Nevruz’un taşıdığı anlam, sadece bir mevsim değişimi ya da kültürel bir kutlama değildir; o, Türk milletinin hafızasında kök salmış bir diriliş manifestosudur. Ergenekon’dan çıkış destanı, aslında bir milletin küllerinden yeniden doğuşunun simgesiyken; bu ruh, tarih boyunca defalarca vücut bulmuş, en somut ve en güçlü tezahürünü ise Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde verilen İstiklal Mücadelesi’nde göstermiştir.
Türk milleti için tarih, sadece geçmişte yaşanmış olayların toplamı değildir; aksine, geleceğe yön veren bir irade kaynağıdır. Nevruz’da yakılan ateş nasıl karanlığı dağıtıyorsa, Anadolu’da yakılan bağımsızlık ateşi de milletin makûs talihini değiştirmiştir. İşte bu noktada Atatürk’ün ortaya koyduğu liderlik, Ergenekon’dan çıkışı hatırlatan bir kararlılığın ve inancın modern çağdaki yansımasıdır. O, yalnızca bir komutan değil; bir milletin yeniden ayağa kalkma iradesinin vücut bulmuş halidir.
Nevruz’un ruhunda saklı olan birlik ve beraberlik fikri, Türk milletinin en zor zamanlarda dahi kenetlenebilme kabiliyetini temsil eder. Atatürk’ün “Milletin bağımsızlığını yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır” sözü, aslında bu kadim geleneğin çağdaş bir ifadesidir. Çünkü Türk milleti, tarih boyunca ne zaman dara düşse, içindeki o sarsılmaz iradeyi ortaya koymuş ve yeniden doğmayı bilmiştir.
Bugün Nevruz’u kutlarken, sadece baharın gelişini değil; aynı zamanda bir milletin karakterini, direncini ve yeniden var olma kudretini de kutluyoruz. Bu kutlama, geçmişe bir saygı duruşu olduğu kadar, geleceğe dair bir sözleşmedir. Zira Atatürk’ün bizlere bıraktığı en büyük miras, sadece bir vatan değil; o vatanı sonsuza kadar yaşatacak bilinçtir.
Türk gençliği için Nevruz, sadece bir gelenek değil, bir sorumluluktur. O ateşin sönmemesi, o ruhun kaybolmaması için her neslin aynı inancı ve kararlılığı taşıması gerekir. Atatürk’ün “Ey Türk gençliği!” diye başlayan hitabı, aslında bu sürekliliğin teminatıdır. Çünkü bir milletin gerçek gücü, sahip olduğu topraklardan ziyade, o topraklara anlam yükleyen nesillerde saklıdır.
Nevruz Türk milletinin geçmişten geleceğe uzanan direniş çizgisinin, bağımsızlık sevdasının ve birlik ruhunun en güçlü sembollerinden biridir. Bu ruh, Atatürk ile modern bir kimlik kazanmış, Cumhuriyet ile taçlanmıştır. Bugün yakılan her Nevruz ateşi, aslında bir hatırlatmadır, Türk milleti var oldukça, o ateş asla sönmeyecek; özgürlük ve bağımsızlık meşalesi nesilden nesile aktarılmaya devam edecektir.












Yorumlar kapalı.