Halk Meclisi
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Siyaset
  4. Suriye’de Manda Rejimi Resmileşti

Suriye’de Manda Rejimi Resmileşti

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

ABD’nin Suriye’de “SDG” adını verdiği terör yapılanmasını tasfiye edip, Şam yönetimini yeni muhatap olarak ilan etmesi üzerine, Türkiye’de bazı çevreler adeta sevinç çığlıkları attı…
“Büyük Orta Doğu Projesi çöktü!”

Oysa çöken bir proje değil, sadece figüranlardır. Sahne, dekor ve senaryo aynıdır. Değişen tek şey, kimin Washington’un emirlerini doğrudan yerine getireceğidir.

ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack’ın açıklamaları, uluslararası hukuka meydan okuyan bir manda ilanı niteliğindedir.
Barrack açıkça şunu söylemektedir; Amerika, Suriye’de kimin güvenlikten sorumlu olacağına, kimin gözaltı merkezlerini yöneteceğine ve kimin sahada “meşru güç” sayılacağına karar vermektedir.

Bu, Birleşmiş Milletler Şartı’nın açık ihlalidir.
Bu, bir devletin egemenliğinin fiilen askıya alınmasıdır.
Bu, 21. yüzyıl versiyonu manda yönetimidir.

Dün bu rol SDG’ye verilmişti, bugün Şam’a devredilmiştir. Ama emir merkezi değişmemiştir.

SDG’nin artık “işlevsiz” olduğu ilan edilirken, kimse şu soruyu sormuyor!
Eğer bu yapı gerçekten bir “terör örgütü” idiyse, yıllarca neden silahlandırıldı?
Eğer bugün gereksizse, dün neden Türkiye’ye rağmen korundu?

Peki bu yapı neden bir gecede çözüldü?

Çünkü ABD, sahadaki kara gücünü değiştirdi.
İdlib’de yıllardır kontrol altında tutulan, parlatılan ve “ılımlı” diye pazarlanan Colani’nin Şam’a taşınmasıyla, SDG artık yük haline geldi. ABD, Arap aşiretlerini çektiği anda, SDG’nin içinin boş olduğu ortaya çıktı. Geriye sadece PKK kaldı. O da ABD hava desteği olmadan, düz arazide birkaç haftadan fazla tutunamayacak bir yapıydı. Bu senaryoyu daha önce Irak’ta izledik. Bu bir planlı teslimiyettir. IŞİD, dün gerekçeydi. Bugün de öyledir.

Gelelim Türkiye’ye…

Bu büyük oyunun Türkiye’ye faturası ağırdır. Milyonlarca sığınmacıyla demografik yapı bilinçli biçimde dönüştürülmüştür. Türkiye, fiilen “çok bileşenli” bir siyasal modele zorlanmaktadır. Yakında, Türkiye’nin Suriye’de kontrol ettiği alanlardan çekilmesi talep edilecektir. Bu talep “uluslararası hukuk”, “istikrar” ve “barış” süsüyle sunulacaktır.

İçeride ise bayrak indirme provokasyonları, kimlik çatışmaları ve kontrollü kaos devreye sokulmuştur. Amaç nettir; Devleti milletle karşı karşıya getirmek.
SDG’nin tehdit olmaktan çıkması tek başına bir kazanım değildir.
Onun yerine yerleştirilen Şam yönetimi, ABD’nin açık desteğiyle güç kazandığında, kime hizmet edecektir?

Bu tablo, ABD’nin İran planından bağımsız değildir. Washington, bu operasyon için Türkiye’yi hem lojistik hem siyasi olarak bağımlı kılmak istemektedir. Ve en tehlikelisi ise; ABD’nin Suriye için kurguladığı bu model, bugün Türkiye’ye dayatılmaktadır. Üstelik buna yalnızca iktidar değil, ana muhalefet de itiraz etmemektedir. Bu artık bir dış politika meselesi değil; egemenlik meselesidir.
BOP bitmedi. Sadece maskeler düştü. Ama Türkiye’de bunu hala “başarı” diye algılayanlar var. Yazık!

Kaynak ve okunması gereken yazılar
http://www.tariheglencesi.com/FileUpload/op207895/File/iki_kuresel_savas_arasinda_dunya-orta_dogu_da_manda_yonetimlerinin_kurulmasi.pdf

https://halk-meclisi.com.tr/yazarlar/simge-erciyas/konu/chesterdan-natoya-turkiyenin-yuzyillik-kusatma-haritasi/

Suriye’de Manda Rejimi Resmileşti
Yorum Yap

Yorumlar kapalı.

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

Giriş Yap

Halk Meclisi Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin