Kadir Uğur Yılmaz
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Yorum-Analiz
  4. Anıtkabir’de Birlik Çağrısı ve Sessiz Kalanlar

Anıtkabir’de Birlik Çağrısı ve Sessiz Kalanlar

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

27 Kasım akşamı Veryansın TV’de Eray Çelebi’nin programında Serkan Özen ve Ahmet Yılmaz’ın da katılımıyla yapılan çağrı, aslında uzun süredir bu milletin kalbinde yankılanan bir özlemi dillendirdi: Milli birliğin, manevi dirilişin sembolü olarak Türk milletinin Anıtkabir’de buluşması.

Veryansın TV ekibi, 27 Aralık’ta Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Ankara’ya gelişinin yıl dönümünde, tüm Türk milliyetçilerini ve vatanseverleri partilerden, makamlardan, kişisel hesaplardan arınmış bir bilinçle Anıtkabir’de buluşmaya davet etti. Bu çağrı ne bir siyasi organizasyonun ne de bir çıkar grubunun işi…

Bu, Türk milletinin yeniden “bir olma” çağrısıdır. Bu çağrıya, birçok sivil toplum kuruluşu, kanaat önderi, gazeteci ve millet sevdalısı gönülden destek verdi. Çünkü mesele siyaset değil, millet meselesidir.

Mesele, Atatürk’ün aziz hatırası etrafında saf tutmak, Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerine sahip çıkmaktır.

Ancak dikkat çekici olan şudur: İYİ Parti Genel Başkanı Musavvat Dervişoğlu, Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ ve bu partilere mensup yöneticiler, hâlâ sessizdir.

Bu sessizlik, toplumun vicdanında yankı bulmakta; sorular ardı ardına gelmektedir:

“Madem milletin birliği, Atatürk’ün mirası, milliyetçiliğin özü etrafında buluşmaktan söz ediyorsunuz, neden yoksunuz?”

“Anıtkabir, partiler üstü bir mabet değil midir?”

“Türk milletinin çağrısına neden kulak tıkıyorsunuz?”

Bu millet artık laf değil, duruş görmek istiyor. Parti rozetlerini, koltuk hesaplarını, kişisel hırsları bir kenara bırakıp Türk bayrağının altında bir araya gelmek istiyor.

Siyaset kurumu, milletten kopuk bir kimliğe büründükçe, millet kendi yolunu bulur. İşte Veryansın TV’nin çağrısı tam da budur: Milletin kendi yolunu bulma çağrısıdır. Gazi Mustafa Kemal’in Ankara’ya gelişi, bir milletin küllerinden yeniden doğuşunun başlangıcıdır.

Bugün o ruha, o inanca, o kararlılığa yeniden ihtiyaç vardır.
O yüzden mesele, Anıtkabir’e gitmek ya da gitmemek değildir; mesele, Atatürk’ün yanına hangi bilinçle gidileceğidir. Kimileri sadece protokol için gider, kimileri hesap için; ama bu millet, inandığı için, vatanı için, evlatlarının geleceği için gidecektir. 27 Aralık’ta Anıtkabir’de kimler olacak, kimler olmayacak, tarih bunu yazacak.

Ama şunu unutmayalım: Bir milletin birliği, liderlerin değil; milletin vicdanının çağrısıyla kurulur.

Anıtkabir’de Birlik Çağrısı ve Sessiz Kalanlar
Yorum Yap

Yorumlar kapalı.

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

Giriş Yap

Halk Meclisi Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin