Yıllardır kulağımıza fısıldanan aynı masal: “Merak etmeyin, devletin arkasında derin bir yapı var, kimse bu devleti yıkamaz.” Oysa bu söylem, aslında milletin uyanmasını engelleyen bir uyuşturucudur.
Mustafa Kemal Atatürk, Nutuk’ta gerçeği apaçık ortaya koymuştur: “Milletin bağımsızlığını, yine milletin azim ve kararlılığı kurtaracaktır.” Yani ne görünmeyen güçler ne de arka plandaki karanlık yapılar… Bir milletin istiklali, yalnızca kendi iradesiyle, kendi mücadelesiyle mümkündür.
Bugün bazı çevreler, “Ülke sahipsiz değil, korkmayın, kimse bize dokunamaz” diyerek milletin sırtına uyuşturucu bir teselli koyuyor. Asıl amaç, sorumluluk hissini ortadan kaldırmak, iradeyi pasifleştirmek, mücadele azmini söndürmektir.
Ey Türk milleti!
Şunu iyi bil: Sen iradeni kullanmadıkça, seni kurtaracak kimse yoktur! Allah insana özgür bir irade vermiştir. Atatürk ise bu iradeyi Cumhuriyet ile taçlandırmış, devletin temelini milletin kendi tercihine bağlamıştır.
Bugün bize dayatılan açlık, işsizlik, borç, umutsuzluk, yoksulluk kader değil!
Bunlar sadece milletin iradesini teslim almak için kurulan tuzaklardır.
Sevr nasıl ki bu millete zorla kabul ettirilmek istendiyse, bugünkü ekonomik ve siyasi tablolar da aynı dayatmanın modern şekilleridir.
Ey Türk milleti!
Artık kendi ayağına kendi zincirini takma!
Kendi eliyle kendi geleceğini karartma!
Senin yolun ileriye gitmektir, yükselmektir. Çünkü sen en iyisine, en güzeline layıksın.
Unutma:
Ne derin yapı ne gizli kurtarıcı…
Kurtuluş, yalnızca senin elindedir.
Yorumlar kapalı.