Küllerini rüzgâra değil, vicdanına savurdu. Artık öfkeyle değil, farkındalıkla konuşuyor. Işığın yılı, hakikati göze alanların yılı olacak.
Her insanın bir karanlığı vardır.
Kimi ondan kaçar, kimi o karanlığın içinde kendini bulur.
Sedat Peker, o ikinci yolu seçenlerden.
Gücün, korkunun ve sessizliğin içinden geçip, ışığı kendi içinde arayanlardan.
“2026 yılı ışığın savaşçılarının yılı olacak” sözünü bir dilek gibi okumak kolaydır.
Oysa bu cümle bir dilek değil, bir meydan okumadır.
Bu, bastırılmış vicdanın yeniden uyanışı; susturulmuş hakikatin geri dönüşüdür.
Bir zamanlar fırtınaların ortasındaydı, şimdi sessizliğin içinden konuşuyor.
Ama o sessizlik bir geri çekilme değil, bir yeniden doğuş hazırlığıdır.
Bu topraklarda yıllardır korku, adaletin önüne geçti.
Doğrular fısıldandı, yanlışlar haykırıldı.
Peker’in sözleri tam da bu sessizliğin üzerine düşen bir şimşek gibi.
Çünkü o, artık gücün değil, hakikatin tarafında.
Zalimin değil, mazlumun safında durmayı seçmiş bir adamın sesidir bu.
İnsan bazen her şeyini kaybeder, ama o kayıpta kendini bulur.
Ayağına serilen dünyanın cazibesine değil, pençeleriyle kazandığı dünyanın onuruna sarılmıştır.
Ve o dünya, bugün parayla ya da makamla değil; hakikati söyleme cesaretiyle kuruluyor.
“Işığın savaşçıları” derken anlatmak istediği, kalabalık bir hareket değil;
düşünmeyi öğrenmiş, korkusunu yenmiş, suskunluğunu kırmış insanların uyanışıdır.
Gerçek mücadele, artık meydanlarda değil, zihinlerin içinde veriliyor.
Bu çağ, artık bilincin çağrısıdır.
Karanlıkla savaşmak kolay değildir.
Çünkü o karanlık bazen insanın kendi geçmişinde, kendi hatalarında saklıdır.
Ama karanlığını tanımayan, ışığı da tanıyamaz.
İşte Peker’in yolculuğu tam da bu yüzleşmenin hikâyesidir.
Bir dönüşüm, bir arınma ve bir yeniden doğuşun.
Bugün susturulmuş gibi görünen o ses, aslında yeni bir dönemin yankısıdır.
Kükreyişinde öfke değil, bilgelik vardır.
Çünkü artık biliyor:
Gerçek zafer, birini yenmekte değil, kendini aşmaktadır.
2026 yılı, kimilerinin korktuğu, kimilerinin beklediği bir döneme işaret ediyor.
Bu yıl, gücün değil, farkındalığın yılı olacak.
Artık hiçbir şey gizli kalmayacak, çünkü karanlık bile yönünü ışığa çevirdi.
Ve evet…
Bu çağrının anlamını anlayabilenler için, 2026 gerçekten bizlerin yılı olacak.
Çünkü hakikat, her zaman sonunda kazanır.



Yorumlar kapalı.