Kadir Uğur Yılmaz
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Serbest Cumhuriyet Fırkası Gerçeği

Serbest Cumhuriyet Fırkası Gerçeği

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Türkiye Cumhuriyeti’nin siyasi tarihinde kısa ömürlü ama çok öğretici bir deneyim vardır: Serbest Cumhuriyet Fırkası. Atatürk’ün bizzat kurulmasını istediği, demokrasiye geçişin ilk laboratuvarı olan bu parti, kısa sürede bir “inkılap muhasebesi”‘ne dönüşmüştür.

Atatürk’ün amacı belliydi: Cumhuriyet’in sadece tek bir sesle değil, çok sesle güçlenmesini istiyordu. O yüzden en güvendiği isimlerden, yakın silah arkadaşlarından Fethi Okyar’ı çağırdı ve ona yeni bir parti kurmasını teklif etti. Amaç, iktidarın kontrolsüzleşmesini engellemek, milletin nabzını farklı bir kanaldan tutmak ve demokrasiye kontrollü bir geçiş sağlamaktı.

Fakat Türkiye’nin o günkü sosyolojisi, bu iyi niyetli adımı farklı bir yöne sürükledi. Daha birkaç ay içinde, inkılapların karşısında mevzi kaybetmiş, eski alışkanlıklarından vazgeçememiş kesimler bu partiyi kendi kalesi olarak görmeye başladı. Laikliğe direnenler, hilafet özlemi taşıyanlar, şeriat düzenini yeniden kurmak isteyenler S.C.F çatısı altında toplanmaya giriştiler.

İzmir mitinglerinde Atatürk’ün kulağına kadar giden sloganlar yükseldi:

“Şapka giymeyeceğiz!”,

“Kadınların açılması gavurluktur!”,

“Okullarımızı dinsizleştirdiniz!”

Yani mesele çok açıktı: Bir muhalefet partisi olmak yerine, Cumhuriyet’in getirdiği inkılaplara saldırı merkezi haline gelmişti. İşte tam o noktada Atatürk’ün tavrı sertleşti. Çünkü Gazi, iktidarını tartışmaya açabilirdi, kendi şahsına yönelen eleştirileri kaldırabilirdi; ama Cumhuriyet’in temel direklerini yıpratmaya, Türk milletini ortaçağ karanlığına geri döndürmeye izin veremezdi.

Atatürk, o gün şunu göstermiştir: Demokrasi, inkılapların üzerine kurulabilir; fakat inkılapları yok sayarak demokrasi olmaz. Yani özgürlük, Cumhuriyet’i yıkmaya teşebbüs edenlere sınırsızca tanınamaz.

Serbest Cumhuriyet Fırkası deneyimi, Atatürk’ün hem milletine olan güvenini hem de inkılapların korunması için gerektiğinde nasıl bir kararlılık göstereceğini ispatlamıştır. Fethi Okyar’ın da partiyi feshetmesiyle bu kısa ömürlü siyasi macera sona erdi. Ama geriye çok büyük bir ders kaldı:

Cumhuriyet, köksüz bir ağaç değildir. Temeli Türk milletinin iradesine, gövdesi inkılaplara dayanır. O temeli dinamitlemeye çalışan her hareket, Atatürk’ün en sert karşılığını görmüştür ve görmeye de devam edecektir.

Bugün de aynı soruyu sormak gerekiyor: “Serbest Cumhuriyet Fırkası’nın başına gelenlerden ders aldık mı?” Cumhuriyet düşmanları hâlâ farklı maskelerle sahneye çıkıyor. Kimi demokrasi kılıfıyla, kimi dini değerleri istismar ederek… Ama unutmasınlar ki milletin kaderiyle oynayanlardan eninde sonunda hesap sorulmuştur, yine sorulacaktır.

Serbest Cumhuriyet Fırkası Gerçeği
Yorum Yap

Yorumlar kapalı.

Giriş Yap

Halk Meclisi Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin