Aziz Dolu (Atabey)
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Atatürk’ün Gerçek Mirası

Atatürk’ün Gerçek Mirası

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Atatürk’ün, Türk milletine bıraktığı en büyük miras nedir? Atatürk’ün haklı olarak “en büyük eserim” dediği cumhuriyet ve yine cumhuriyete anlam katan bilimsel, özgür, sorgulayıcı düşünme tarzı.. Şıhlar (şeyhler), dervişler, deliler (meczuplar) değil; birey ve bireysel akıl.. Aracılık hizmetlerinin kaldırılması bir başka deyişle Yaradan’a açılan yolları tutarak, buradan maddî çıkar sağlayan softaların, zübüklerin defterinin dürülmesi.. Cüzî iradenin yani bireysel erkin şaha kalkması/kaldırılması… Düşününce; millete yapılmış ne büyük bir iyilik!..

Gerçekte kimler Atatürk’e düşmandır? Türk’üm diyemeyenler, Türk’e düşman olanlar… Başka?.. Türk’ü; Türk’ün alın terini, el emeğini sömüremeyenler… Başka?.. Yükünü Türk’ün omuzlarına atıp da eskisi gibi sefa süremeyenler… Hele de Türk’ün kanı üzerinde eskisi gibi sultanlık (saltanat) süremeyenler…

Ne demişti Atatürk? “Türk demek Türkçe demektir.” Başka?.. “Her fabrika bir kaledir.” Daha başka?.. “Sorgulamayan insan cahildir, sorgulatmayan ise zalim..” Gâzi’nin her bir sözünün altına imza atılır. Neyle?.. Kalemle… Atatürk’ten esinlenip bir büyük söz de biz edelim: Her kalem bir silahtır. Tabi vatansever olmak kaydıyla!..

Ömründe bir dernek bile kurmamış ve kuramayacak olan sümsükler çıkıyor binlerce yıldır süren tek adamlık geleneğini yıkıp yerine cumhuriyeti kuran bir kahramana abuk sabuk sözler ediyor. Hoş, etse ne yazar? Zavallılara kızmak da gereksiz aslında.. Bu tür kafalara acınır ancak öyle ya..

İstanbul’u, -Bizans olarak da anılan- Doğu Roma’dan alan Fatih.. Yine İstanbul’u, -yedi düvel olarak da anılan- İngiltere, Fransa, İtalya, Yunanistan… diye giden sırtlanlar sürüsünün elinden çekip alan Atatürk.. Sahi hangisi daha zorludur sizce? Köhne Bizans mı gücünün doruğundaki İngiltere ve kopukları mı?.. Birileri bunu da bir düşünüp, Türk tarihinde iz bırakmış kişilerin ruhlarını incitmeyi bırakmalı artık.

Bizim kırmızıçizgimiz Budapeşte’den, Adriyatik kıyılarından başlar; Sekel, Batı Trakya, Kıbrıs, Kırım, Kazan, İtil/İdil, Zengezur, Tebriz, Kerkük, Keşmir, Fergana, Kaşgar, Urumçi, Tuva, Sakha’dan (Saka/Saha) Kuzey Buz Denizi’ne kadar gider. Bu bilinç, bu çizgi Türk olmanın gereğidir. Ve dahi akıl sahibi olmanın dışavurumu, eskilerin ifadesiyle tezahürüdür. Bir başka deyişle sağduyulu (akl-ı selim) olmanın… Vasat Türklük bilincine sahip herkesten bu çizginin gereğini yerine getirmesi beklenir. Ve beklenmelidir de!.

Bir tarafta “Yanlış yoldayız ama o kadar da yürüdük, şimdi buradan dönsek de olmaz ki” mantığı daha doğrusu mantıksızlığı ile hareket eden dahası sakal-türban şekilciliğini dindarlık sanan gösteriş budalası Siyasal İslamcılar; çocukken okudukları Don Kişot öykülerinin hâlâ etkisinde olan ve bu yüzden de Güney Amerikanvari gerillacılığa olan özentiden bir türlü kurtulamayan Sosyal Demokratlar; dincilerin vallah, billah, maazallah’lı telkinlerinden beyinleri dumura uğramış olsa gerek abdest tazeleyen kimi Türk-İslam Sentezcileri (Ülkücüler)… Bütün ömürleri Batılılara yamanmak ve/veya yaranmak için güzellemeler düzmekle geçen, bu sayede ceplerini doldurmaya çalışan Batıcılar yani liberal entel-danteller… Diğer yanda “fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesilleri” salık veren büyük önder Gâzi Mustafa Kemal Atatürk’ün yolu… Peki, durup dururken çıtayı aşağı çekip gerici mi olalım? Biz almayalım canlar. Kalsın!.

 Aziz Dolu Atabey

Serik-23.05.2021

Atatürk’ün Gerçek Mirası
Yorum Yap

Yorumlar kapalı.

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

Giriş Yap

Halk Meclisi Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin