Kadir Uğur Yılmaz
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Siyaset
  4. Emperyalizmin Truva Atı: “CIA’sal İslam”

Emperyalizmin Truva Atı: “CIA’sal İslam”

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Tarih bazen aynı oyunu farklı aktörlerle yeniden sahneye koyar.
Değişen sadece isimlerdir…
Değişmeyen ise emperyalizmin yöntemidir.

Hiçbir güçlü devlet, hedef aldığı ülkeyi önce dışarıdan işgal etmeye çalışmaz.
Önce içeride zemin hazırlar…
Önce toplum ayrıştırılır…
Önce kurumlar zayıflatılır…
Sonra kapılar içeriden açılır…

Tarihin en bilinen örneği Truva’dır.
Truva’yı dışarıdan yıkamayanlar, bir Truva atı yaptılar.

Hediye dediler…
Barış dediler…
Masum dediler…

Truva halkı o atı kaleye kendi elleriyle aldı.
Gece olunca…
Atın içinden çıkan askerler kapıları açtı…
Dışarıdaki ordu içeri girdi…
Ve Truva, tek kurşun atılmadan düştü.

Bugün emperyalizmin yöntemi değişmedi.
Sadece Truva atının adı değişti.
Emperyalizmin Truva atı bu coğrafyada “CIA’sal İslam” oldu.

Din üzerinden siyaset…
İnanç üzerinden ayrışma…
Dindarlık üzerinden meşruiyet…

Yıllarca bu söylemlerle toplumun güveni kazanıldı.
“Yerli ve milli” denildi…
“Mazlumların sesi” denildi…
“Dindar nesil” denildi…

Milletin inancı kullanılarak kaleye girildi.
Sonra ne oldu?
Tarım zayıflatıldı…
Hayvancılık geriledi…
Madenler yabancı şirketlere açıldı…
Stratejik kurumlar özelleştirildi…
Enerji altyapısı yabancı ortaklı hale getirildi…

Devletin ekonomik kaleleri birer birer açıldı.
Sonra…
Ergenekon süreçleri…
Balyoz davaları…
FETÖ’nün devletin içine yerleşmesi…
Atatürkçü kadroların tasfiyesi…

Devletin güvenlik kaleleri zayıflatıldı.
Toplum ayrıştırıldı…
Kutuplaşma derinleştirildi…
Milli birlik duygusu zedelendi…
Ve şimdi… NATO’nun çok uluslu askeri gücünün bu topraklarda konuşlandırılması konuşuluyor.
Tek kurşun atılmadan…
Yabancı askerlerin bu ülkeye yerleşmesi tartışılıyor.
Bu tablo, Truva hikâyesinin modern versiyonudur.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk yıllar önce bu tehlikeyi şu sözlerle anlatmıştı: “İktidar sahipleri şahsî menfaatlerini müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilir.”
Millet fakr-u zaruret içinde olabilir…
Millet yorulmuş olabilir…
Millet bunalmış olabilir… İşte emperyalizmin en uygun zemini budur.

Bugün büyük şehirlerde yaşanan provokatif gösteriler…
Toplumsal fay hatlarını zorlayan gelişmeler…
Devlet otoritesini test eden hareketlilik…

Bunlar tarihin alışılmış işgal öncesi tablolarıdır. Ama unutulan bir gerçek var.
Bu millet Truva değildir.
Bu millet kaleyi teslim eden bir millet değildir.
Çanakkale’de emperyalizmi durduran…
Kurtuluş Savaşı’nda işgali parçalayan bu millet… Bugün de egemenliğine sahip çıkacak iradeye sahiptir.

Artık millet anayasal çerçevede en yüksek tonda sesini yükseltmelidir.
Protesto hakkını kullanmalıdır.

Yürüyüş ve gösterilerle bu gidişe dur demelidir.
Çünkü emperyalizmin Truva atı kaleye girmiştir.
Ve mesele artık şudur: Kapılar açılacak mı…
Yoksa millet kaleyi yeniden koruyacak mı?

Emperyalizmin Truva Atı: “CIA’sal İslam”
Yorum Yap

Yorumlar kapalı.

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

Giriş Yap

Halk Meclisi Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin