Aziz Dolu (Atabey)
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Kıbrıs’ta Kopartılmaya Çalışılan Fırtına

Kıbrıs’ta Kopartılmaya Çalışılan Fırtına

Ada ve adadaki Türkler sonsuza kadar b/öyle kalacaktır. Papacılara, EOKA’cılara inat; Annancılara, “Yes be anem”cilere rağmen!..

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Kıbrıs’ta kan kaybeden Türk toplumunu hayata bağlamak için kan nakli yapılmıştır. 1974 yılındaki bu nakil işlemini TSK yani Türk ordusu gerçekleştirmiştir. Adadaki Türk toplumu bu sayede hayata tutunabilmiştir. Özellikle dönemin Hava Kuvvetleri Komutanı Muhsin Batur başta olmak üzere barış harekâtına emeği geçen komutanlara ve siyasîlere teşekkür ediyoruz.

Tarihin hiçbir döneminde Grek (Yunanlı?) olmamış ve olmayacak olan adadaki Rumlar Annan Planı’na “hayır” diyerek Kıbrıs Türklerine hiçbir hak vermeyeceklerini zaten göstermişlerdir. En temel hak olan yaşama hakkını bile…

Nasıl yani?

Makarioslar, Samsonlar ölse de onların saplantılı/takıntılı hezeyanları bir başka deyişle hasta ruhları yeni nesil Rum siyasîlerin içlerinde yaşamaktadır. Onların Yecüc-Mecüc gibi Yeşil Hat’tın dışına çıkmalarını önleyen güç ise Oğuz Kağan’ın (zü’l-karneyn) torunları ve dahi Tanrı’nın sevimli kulları olan TSK’dır yani Türk ordusudur. Rum kesimi Annan Planı’na “hayır” diyerek altın tepside altın fırsat olarak sunulan adanın tümüne egemen olma fırsatını teptiler. İyi ki de teptiler. “Ben Kıbrıslı değil, Kıbrıs Türk’üyüm! Kıbrıslı olanlar adadaki eşeklerdir.” diyen Rauf Denktaş’a rahmet..

AKP, Kıbrıs konusunda fahiş hatalar yapmıştır. “Biz Kıbrıs’a öyle bir kök saldık ki, ne Rum ne İngiliz bizi buradan söküp atamaz.” diyen Denktaş konusunda, Kıbrıs’ı ileriki yıllarda Girit olma sürecine sokması kaçınılmaz olacak olan Annan Planı konusunda…

Çünkü AKP’nin o dönem birçok alanda olduğu gibi özellikle dış politikada ve yine özellikle Kıbrıs konusunda yetişmiş bürokratı yoktur. Ve AKP iktidarda bulunduğu onca yıla rağmen hâlâ da bu eksikliğin sıkıntılarını çekmektedir. AKP’nin Dışişleri (Hariciye) kadroları içerisinde Şerif Beyler, Nuh Beyler olsa da hâlâ bir Asım Us bulunmamaktadır. Asım Us demek bilgi birikim, devlet adamlığı ve/veya devlet adamı sorumluluğu, erdem (fazilet), iç sesi (vicdan), özgürlük, sağduyu (basiret), sezgi (feraset) demektir. İşin irfan (kültür) ve nasip boyutu da cabası..

Ya şimdilerde adanın kuzeyinin kumarhanelerle anılır olmasına ne demeli?!.

Birileri Kıbrıs’ta fırtınalar kopartmak istese, bunun taşlarını döşemeye çalışsa da bu boşuna (haybeye) bir çaba boşuna bir serzeniş (hezeyan) olarak kalacaktır. Kıbrıs’ta bir fırtına koparsa, bu fırtınanın adı “Allah, Allah!..” naraları/nidaları ile Toroslardan bir yıldırım gibi adaya inecek olan Türk ordusu olacaktır. Toroslardan adaya Yörük Türkmen gönderen Türk devlet aklının gerektiğinde ordu da göndereceğini akıl edemeyenlerin aklına şaşmalı..

Ve Gâzi Mustafa Kemal Atatürk..

Büyük önder 1937 yılındaki bir askerî tatbikat sırasında Türk subaylarına şöyle demiştir: “Efendiler, Kıbrıs düşman elinde bulunduğu sürece bu bölgenin ikmal yolları kapanır. Kıbrıs bizim için hayati bir meseledir.” Gâzi’nin sözüne bir ek de biz yapalım. Adadaki Türk toplumunun büyük çoğunluğunu oluşturan Oğuz/Avşar’ı ve hatta Kıpçak’ı, Tatar’ı ile birlikte Kıbrıs adası bir bütün olarak Anadolu Yarımadası’nın ve dahi Anadolu Türklüğünün ayrılmaz parçasıdır. Dahası “Büyük Türkiye” ülküsünün de temel taşlarından biridir. Ada ve adadaki Türkler sonsuza kadar b/öyle kalacaktır. Papacılara, EOKA’cılara inat; Annancılara, “Yes be anem”cilere rağmen!..

Kıbrıs’ta Kopartılmaya Çalışılan Fırtına
Yorum Yap

Yorumlar kapalı.

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

Giriş Yap

Halk Meclisi Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin