Sevda Güneş Kıran
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Güvenpark’ta Üşüyen Gaziler, Aslında Milletin Vicdanıdır

Güvenpark’ta Üşüyen Gaziler, Aslında Milletin Vicdanıdır

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Ankara’nın ortasında bir park…

Adı Güvenpark.

Peki soruyorum…

Güven kimin için?

Çünkü o parkta günlerdir yatanlar; bu vatana ihanet edenler değil…

Bu vatan için bedeninden bir parçayı toprağa bırakan gaziler.

81 ilin yollarını aşarak Ankara’ya geldiler.

Ne makam istediler…

Ne imtiyaz…

Ne de ayrıcalık…

Tek söyledikleri şuydu:

“Aynı cephede yaralandık. Aynı vatan için kan döktük. Haklarımız da eşit olsun.”

İşte insanın yüreğini en çok acıtan cümle de budur.

Düşünün…

Kurşun hedefini seçmedi.

Mayın, “Sen ersin, sen subaysın.” demedi.

Patlayan bomba apolet sormadı.

Vatan, hepsinden aynı bedeli istedi.

Ama barış günlerinde haklar konuşulurken ayrımlar başlıyorsa, orada sadece hukuk değil, vicdan da yaralanır.

Biz bu vatanı masa başında kurmadık.

Çanakkale’nin çamurunda kurduk.

Sakarya’nın ateşinde kurduk.

Dumlupınar’ın hücumunda kurduk.

Kıbrıs’ta kurduk.

Terörle mücadelede kurduk.

15 Temmuz gecesi tankların önünde yeniden kurduk.

Bu ülkenin tapusu, şehitlerin kanıyla yazıldı.

Gazilerin yaralarıyla mühürlendi.

Bugün Güvenpark’ta oturan insanlar, devletin kapısına yük olmaya gelmedi.

Onlar, yıllar önce devlet “Git!” dediği için gitti.

“Vatan” dediği için canını ortaya koydu.

Şimdi aynı devlete sadece emanetine sahip çıkmasını hatırlatıyor.

Bu isyan devlete değil…

Vefasızlığadır.

Bu haykırış millete değil…

Sessizliğedir.

Çünkü bir gazi, hakkını istemek için kaldırımda gecelemek zorunda kalıyorsa…

Aslında üşüyen sadece o değildir.

Milletin vicdanıdır.

Bugün o parkta uzanan her battaniye, bize sorulmuş ağır bir sorudur:

“Vatan için can vermeye hazır olanlara, biz vefa göstermeye hazır mıyız?”

Şehitlik nasıl makamların üstündeyse…

Gazilik de rütbelerin üstündedir.

Gazilik, bir maaş hesabının konusu değil; milletin namus borcudur.

O borç geciktikçe, eksilen sadece haklar olmaz.

Devlete duyulan güven de eksilir.

Biz, bu ülkenin şehitlerini de gazilerini de siyasi tartışmaların malzemesi olarak değil, Cumhuriyet’in yaşayan ve ebediyete uğurlanmış kahramanları olarak görüyoruz.

Çünkü biliyoruz ki…

Bayrağı göndere çeken rüzgâr değildir.

O bayrağı gökyüzünde tutan; toprağa düşen şehidin kanı, bastonuna yaslanarak dimdik yürüyen gazinin onurudur.

Güvenpark’taki sessiz bekleyişi sadece birkaç kişinin eylemi sananlar yanılıyor.

Orada bekleyen, Türk milletinin vicdanıdır.

Ve vicdan sustuğu gün…

Hiçbir meydanın adı Güvenpark olamaz.

Şehitlerimize sonsuz rahmet…

Gazilerimize sonsuz minnet…

Onlar bir gün değil, her gün bu milletin baş tacıdır.

Çünkü vatanı vatan yapan sınırlar değil; uğruna can veren şehitlerimiz ve yaşamaya devam eden gazilerimizdir.

Güvenpark’ta Üşüyen Gaziler, Aslında Milletin Vicdanıdır
Yorum Yap

Yorumlar kapalı.

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

Giriş Yap

Halk Meclisi Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin