Madımak’ın Dumanı Hâlâ Tütüyor
Bazı yangınlar söndürülmez.
Çünkü yanan yalnızca duvar değildir.
Vicdandır.
Takvim 2 Temmuz 1993’ü gösteriyordu.
Sivas’ta bir otel alevlere teslim olurken, aslında Türkiye’nin ortak vicdanı da ağır bir yara alıyordu.
İçeride şairler vardı.
Yazarlar vardı.
Sanatçılar vardı.
Üniversite öğrencileri vardı.
Semah dönen çocuklar vardı.
Hepsinden önce…
İnsan vardı.
Saatler boyunca yardım beklediler.
Duman yükseldi.
Alevler büyüdü.
Çaresizlik büyüdü.
Ve o gün, 33 aydın ve sanatçıyla birlikte 2 otel çalışanı yaşamını yitirdi.
Aradan yıllar geçti.
Yangın söndü.
Duvarlar yeniden yapıldı.
Ama adaletin bıraktığı boşluk doldurulamadı.
Çünkü bazı acılar takvimden silinmez.
Her 2 Temmuz’da yeniden kapıyı çalar.
Bize bir soru sorar:
“Hatırlıyor musunuz?”
Hatırlamak…
Geçmişte takılı kalmak değildir.
Hatırlamak, aynı karanlığın bir daha bu topraklara çökmemesi için hafızayı diri tutmaktır.
Bu ülke, acıları yarıştırmadan büyüyebilir.
İnançları, kimlikleri ve düşünceleri ne olursa olsun, insan hayatını her şeyin üzerinde tutabildiği gün gerçekten güçlenebilir.
Madımak’ta yitirdiğimiz canları saygıyla anıyoruz.
Onların hatırası, nefretin değil; hukukun, vicdanın ve insanlığın neden vazgeçilmez olduğunu hatırlatmaya devam ediyor.
Çünkü duman dağılır.
Ama vicdana çöken is…
Kolay kolay çıkmaz.












Yorumlar kapalı.