Ömer Çam
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Siyaset
  4. Enkazdan Zirvelere, Bir Cumhuriyet Evladının Hikâyesi.

Enkazdan Zirvelere, Bir Cumhuriyet Evladının Hikâyesi.

Nasuh Mahruki’nin yanıdayız!

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Bir milleti güçlü kılan yalnızca ordusu, ekonomisi ya da kurumları değildir.
Asıl güç; en zor zamanlarda hiçbir karşılık beklemeden milletinin yanında duran insanlarıdır.
Türkiye için bu isimlerden biri de hiç şüphesiz Nasuh Mahruki’dir.
Dün sosyal medya paylaşımı nedeniyle tutuklanan Mahruki’nin yargı süreci hukukun konusudur ve nihai kararı bağımsız yargı verecektir. Ancak bir insanın yıllar boyunca bu ülkeye kazandırdığı değerleri, günübirlik tartışmaların gölgesinde bırakmamak da millet olmanın gereğidir.

Nasuh Mahruki, yalnızca bir dağcı değildir. O, Türk bayrağını dünyanın en yüksek zirvelerine taşıyan ilk Türk dağcı olarak adını tarihe yazdırmış; Everest başta olmak üzere uluslararası alanda elde ettiği başarılarla Türkiye’nin adını dünyaya duyurmuştur. Her zirvede dalgalanan ay yıldızlı bayrak, yalnızca kişisel bir başarının değil, Türk milletinin azminin, cesaretinin ve kararlılığının simgesi olmuştur.

Ancak onu milyonların hafızasında ölümsüzleştiren asıl dönem, 17 Ağustos 1999 Gölcük Depremi’dir. O karanlık gecede insanlar enkaz altında yaşam mücadelesi verirken, AKUT gönüllüleri zamanla yarışıyordu. Nasuh Mahruki’nin öncülüğünde çalışan ekipler, günlerce durmaksızın enkaz başında kaldı; umudun tükendiği yerde umut oldu. Türkiye, organize ve eğitimli sivil arama kurtarma anlayışını o gün gerçek anlamda tanıdı.
Enkazların arasında yalnızca insanlar kurtarılmadı; dayanışmanın, fedakârlığın ve insan hayatına verilen değerin ne kadar büyük olduğu da görüldü.

AKUT’un kuruluşu, Cumhuriyet tarihinin en önemli sivil toplum başarılarından biridir. Afet yönetimi konusunda Türkiye’de yeni bir anlayışın temelini atan bu yapı, yalnızca depremde değil; selde, çığda, dağ kazalarında ve sayısız afette binlerce insanın hayata tutunmasına vesile oldu. Bugün ülkemizde faaliyet gösteren birçok arama kurtarma ekibinin ilham aldığı modelin temelinde AKUT’un ortaya koyduğu gönüllülük ruhu ve disiplin anlayışı bulunmaktadır.

Mustafa Kemal Atatürk, “Vatanını en çok seven, görevini en iyi yapandır.” derken yalnızca üniforma taşıyanları değil; milletine hizmet etmeyi görev bilen herkesi tarif ediyordu. Enkaz başında uykusuz geceler geçiren, kendi canını hiçe sayarak başkalarının yaşamı için mücadele eden insanlar da bu sözün yaşayan karşılığıdır. Nasuh Mahruki’nin hayatı, Cumhuriyet’in yetiştirdiği sorumluluk sahibi, bilgili ve cesur insan profilinin önemli örneklerinden biridir.

Cumhuriyet yalnızca bir yönetim biçimi değildir. Cumhuriyet; bilimi, eğitimi, aklı ve liyakati esas alan bir medeniyet projesidir. Dünyanın zirvelerine çıkan, uluslararası başarılar kazanan, afetlerde milletine koşan her Türk vatandaşı, Atatürk’ün hedef gösterdiği çağdaş Türkiye idealinin yaşayan temsilcisidir. Cumhuriyet, böyle insanların omuzlarında yükselir.

Elbette herkes eleştirilebilir. Herkesin fikirleri tartışılabilir. Demokratik toplumların doğasında bu vardır. Ancak siyasi görüşler ne olursa olsun, bir insanın ülkesine yıllar boyunca yaptığı hizmetleri görmezden gelmek, toplumsal hafızaya yapılacak en büyük haksızlıklardan biridir. Güncel tartışmalar gelip geçer; fakat milletine bırakılan eserler ve hatıralar kalıcıdır.

Bugün Nasuh Mahruki hakkında farklı görüşler dile getirilebilir. Ancak Gölcük’ün enkazından sağ çıkarılan insanlar, dünyanın zirvelerinde dalgalanan Türk bayrağı ve AKUT’un Türkiye’ye kazandırdığı arama kurtarma kültürü; siyasi tartışmaların çok ötesinde, bu milletin ortak hafızasında yerini almıştır.

Atatürk’ün “Türk; öğün, çalış, güven.” sözü, yalnızca geçmişe ait bir hitap değildir. Bu söz; emeğiyle, bilgisiyle, cesaretiyle ve fedakârlığıyla milletine hizmet eden herkese yöneltilmiş bir çağrıdır. Gün gelir gündemler değişir, isimler unutulur, tartışmalar sona erer. Ama milletine zor zamanlarda omuz veren insanların bıraktığı iz, tarihin sayfalarında yaşamaya devam eder. Çünkü gerçek miras; makamlar değil, milletin gönlünde bırakılan değerdir.

Enkazdan Zirvelere, Bir Cumhuriyet Evladının Hikâyesi.
Yorum Yap

Yorumlar kapalı.

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

Giriş Yap

Halk Meclisi Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin