“Türk artık öldü” diyerek tabuta koyanlar, sürprizlere hazır olmalı!
Manşetlere bakıyorum, ekranlardaki allame-i cihanların suratlarına bakıyorum; bir bit yeniği, bir sinsilik, bir “tamam artık, bu işi bitirdik” edası…
Kuyruğu birbirine değmeyen tilkiler, her devrin dönmeleri, okyanus ötesinden sufle alanlar, coğrafyamıza cetvelle don biçmeye kalkanlar kafa kafaya vermiş, sinsi bir tebessümle fısıldaşıyorlar:
“Bitti…” diyorlar. “Türk’ün defterini dürdük, sesini kestik, hafızasını sildik. Artık uyanamazlar.”
Hatta hızlarını alamayıp, kendi elleriyle çaktıkları o çürük tahtalardan tabutun üzerine toprak atmaya hazırlanıyorlar.
Bak buraya, iyi dinle…
Tarih bilmez, köksüz, hafızasız gafiller! Siz bu milleti, dün kurulan çadır devletleriyle, rüzgârın estiği yöne dönen fırıldak cemiyetlerle mi karıştırıyorsunuz?
Siz Türk’ü sadece bir nüfus cüzdanından, ibaret mi sanıyorsunuz?
- Ergenekon’da dağları eriten o iradeyi unuttunuz.
- Malazgirt’te Anadolu’nun kapılarını bir daha kapanmamak üzere açan o çelik bileği unuttunuz.
- İstanbul surlarına bayrak dikerken çağ açıp çağ kapatan o vizyonu unuttunuz.
- Dahası; bitti denilen, yağmalanan, paylaşılan bir imparatorluğun küllerinden, Çanakkale’de yedi düvele diz çöktüren, Kocatepe’den yalınayak fırlayıp İzmir’de denize döken o “Sarışın Kurt”u, Mustafa Kemal Atatürk’ü hiç anlamadınız!
”Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!” derken Akif, şaka yapmıyordu. Bir milletin gen haritasını haykırıyordu.
Sürprizlere Hazır Olun!
- Siz bu asil milleti sustu diye sindi, sindi diye bitti mi sandınız? Türk milliyetçiliği, sizin o sığ salon siyasetlerinize, yapay gündemlerinize, koltuk kavgalarınıza sığmaz. Türk milliyetçiliği bu toprağın mayasıdır, vatanın ta kendisidir.
- Herkesin sustuğu, umutların tükendiği, karanlığın en zifiri olduğu an, Türk’ün parladığı andır. Biz bitti demeden bitmez, biz “öldü” dedikleri yerden yeniden doğarız.
- Bugün o çürük tabutun çivilerini çakmaya çalışanlar… Yarın o tabuttan fırlayacak olan Kuvayı Milliye ruhunun tokadıyla serseme döndüklerinde sakın şaşırmasınlar!
- Bu ülkenin fabrikasında alın teri döken işçisinde, tarlasındaki çiftçisinde, dağdaki mehmetçiğinde, laboratuvardaki gencinde o kor ateş hâlâ yanıyor. Üzerindeki külü üflemek, tek bir kıvılcıma bakar.
- O yüzden o fısıldaşmaları kesin. O uyduruk hesapları yırtıp atın.
- Çünkü Türk milliyetçisi, bu vatanın kara sevdalısıdır. Ve bu sevda, sizin o karanlık senaryolarınızı her zaman olduğu gibi yine yırtıp atacaktır!
- Ne mutlu Türk’üm diyene!












Yorumlar kapalı.