Ruhban okulunun açılışını gölgelemek adına çıkış yapan Akp’li Başkan yine Anayasayı çiğnemekten geri durmadı.
Ben yine son sözü başta söyleyeyim.
Başkan sıfatınız zaten Anayasaya aykırı. Tüm İllegal yetkinize sığınarak, tüm illegal varımlara ulaşsanız da, el birliği ile onaylasanız da asla gerçekleştiremeyeceğiniz bir duruma CEBREN devam etmektesiniz.
AKP’li Erdoğan’ın 11 Mayıs 2026 tarihli Danıştay 158. Kuruluş Yıldönümü Töreni’ndeki konuşması (özellikle “Yeni, kuşatıcı, özgürlükçü ve sivil bir anayasa; demokrasimizi aşağıdan yukarıya doğru inşa etmenin imkanıyla önümüzde duruyor.” / “Anayasayı darbecilerin veya seçkinlerin belirleyip topluma dayattıkları bir çerçeve olmaktan çıkarıp; toplumun kendisinin belirleyip devlete deklare ettiği bir metne dönüştürmek zorundayız.” / “Biz bu konuyu her türlü siyasi matematik hesabının üstünde, zihnimizde ve reform gündemimizin üst sıralarında tutmaya devam edeceğiz.” şeklindeki ifadeleri), Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın aşağıdaki maddelerine açıkça aykırıdır ve Cumhurbaşkanı’nın düşünce, eylem ve ikna çabalarında yetki aşımını kanıtlar.
Aşağıda, her maddeyi tam metniyle birlikte, konuşmanın hangi kısmıyla çeliştiğini ve yetki aşımını nasıl kanıtladığını açıklıyorum:
1. Madde 104 (Cumhurbaşkanı’nın Görev ve Yetkileri – Temel Madde)
Tam metin (ilgili kısım): “Cumhurbaşkanı Devletin başıdır. Yürütme yetkisi Cumhurbaşkanına aittir. Cumhurbaşkanı, Devlet başkanı sıfatıyla Türkiye Cumhuriyeti’ni ve Türk Milletinin birliğini temsil eder; Anayasanın uygulanmasını, Devlet organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını temin eder. […] Cumhurbaşkanı, ayrıca Anayasada ve kanunlarda verilen seçme ve atama görevleri ile diğer görevleri yerine getirir ve yetkileri kullanır.”
Aykırılık ve yetki aşımı: Konuşmada mevcut Anayasa’yı “darbecilerin veya seçkinlerin dayattığı” diye nitelendirip “dönüştürmek zorundayız” ve “reform gündemimizin üst sıralarında tutmaya devam edeceğiz” denmesi, Anayasa’nın uygulanmasını temin etme görevini ihlal eder. Cumhurbaşkanı resmi devlet töreninde (Danıştay töreni) mevcut Anayasa’yı fiilen değersizleştirerek yenisini “zorunluluk” haline getirmekte ve bunu “biz” (yürütme) perspektifinden ikna etmektedir. Bu, Madde 104’te sayılan yetkilerin dışında bir siyasal eylem ve ikna çabasıdır. Yasal işlem başlatılmalıdır.
2. Madde 8 (Yürütme Yetkisi ve Görevi)
Tam metin: “Yürütme yetkisi ve görevi, Cumhurbaşkanı tarafından, Anayasaya ve kanunlara uygun olarak kullanılır ve yerine getirilir.”
Aykırılık ve yetki aşımı: Yürütme organı başkanı, Anayasa’yı “darbe ürünü” diye eleştirip yerine “toplumun devlete deklare ettiği” yeni bir metin koyma zorunluluğu ilan edemez. Bu, yürütme yetkisini Anayasa’ya aykırı kullanmaktır. Düşünce ve ikna aşamasında dahi “zorundayız” diyerek eylem başlatma girişimi, Madde 8’i doğrudan ihlal eder. Yasal işlem başlatılmalıdır.
3. Madde 175 (Anayasa’nın Değiştirilmesi Usulü)
Tam metin (özet): Anayasa değişikliği yalnızca Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının en az 1/3’ü tarafından teklif edilebilir. Kabul için 3/5 veya 2/3 çoğunluk gerekir. Cumhurbaşkanı’nın rolü sadece onay, iade veya halkoyuna sunma ile sınırlıdır. Teklif ve ikna yetkisi yoktur.
Aykırılık ve yetki aşımı: Konuşma, Anayasa değişikliğini TBMM dışında “toplumun kendisi belirleyip devlete deklare edeceği” ve “reform gündemimizde üst sıralarda” diyerek yürütmenin öncülüğünde bir ikna ve eylem sürecine dönüştürmektedir. Bu, Madde 175’in tek yetkili organı olan TBMM’yi bypass eden ve Cumhurbaşkanı’na verilmemiş bir “kurucu irade” kullanma çabasıdır. Yasal işlem başlatılmalıdır.
4. Madde 6 (Egemenlik)
Tam metin: “Egemenlik, kayıtsız şartsız Milletindir. […] Egemenliğin kullanılması, Anayasada gösterilen yetkili organlar eliyle ve Anayasada belirtilen sınırlar içinde kullanılır.”
Aykırılık ve yetki aşımı: Cumhurbaşkanı resmi sıfatıyla “toplumun kendisinin belirleyip” diyerek egemenliği Anayasa’daki yetkili organlar (TBMM + halkoylaması usulü) dışına taşır ve kendi ikna çabasıyla yönlendirmeye çalışır. Bu, egemenliğin sınırları dışındaki bir düşünce ve eylem biçimidir. Yasal işlem başlatılmalıdır.
5. Madde 103 (Cumhurbaşkanı Andı – Sadakat Yemini)
Tam metin (ilgili kısım): “[…] Anayasaya ve hukukun üstünlüğüne bağlı kalacağıma […] sadakatle bağlı kalacağıma namusum ve şerefim üzerine yemin ederim.”
Aykırılık ve yetki aşımı: Göreve başlarken “mevcut Anayasa’ya sadakat” yemini etmişken, aynı Anayasa’yı “darbe ürünü dayatma” diye nitelendirip “dönüştürmek zorundayız” demek, yeminin ruhuna ve lafzına aykırıdır. Bu, düşünce düzeyinde dahi sadakat yükümlülüğünü ihlal eden bir ikna çabasıdır. Yasal işlem başlatılmalıdır.
6. Madde 4 (Değiştirilemez Hükümler) + Madde 2 (Cumhuriyetin Nitelikleri) ile bağlantılı
Madde 4: “Anayasanın 1., 2. ve 3. maddeleri ile bu maddenin değiştirilmesi teklif edilemez.” Madde 2: “Türkiye Cumhuriyeti, […] ilkelere bağlı demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir.”
Aykırılık ve yetki aşımı: “Yeni, kuşatıcı, özgürlükçü ve sivil bir anayasa” ifadesi ile birlikte “darbecilerin dayattığı çerçeve” eleştirisi, fiilen Madde 2’deki nitelikleri (laik, demokratik hukuk devleti) değiştirmeye yönelik bir kurucu irade çağrısı izlenimi yaratmaktadır. Madde 4, bu niteliklerin değiştirilmesinin teklif edilmesini bile yasaklar. Cumhurbaşkanı’nın bunu resmi platformda “zorundayız” diyerek gündeme taşıması, yasaklanan teklif ve ikna çabasının ta kendisidir. Yasal işlem başlatılmalıdır.
Konuşma,
düşünce (mevcut Anayasa’yı darbe ürünü ilan etmek),
eylem (“reform gündemimizde tutmak”) ve
ikna (“toplumun kendisi belirleyip devlete deklare etmeli” ve “Türk siyasetinin boynunun borcudur” yönündeki çağrılar) boyutlarında Cumhurbaşkanı’na Anayasa’da verilmemiş yetkiler kullanmaktadır.
Bu, Madde 104, 8, 175, 6 ve 103’te açıkça belirtilen sınırların aşılmasıdır. Yasal yol yalnızca Madde 175’teki TBMM usulüdür; Cumhurbaşkanı’nın resmî törenlerde bu yönde ikna kampanyası yürütmesi Anayasa’ya aykırıdır.
En doğrusu sorunun yanıtını verelim mi? Zaten varlığın tamam, tüm organları ile İllegal ve Anayasaya aykırıdır.












Yorumlar kapalı.