Bugün bir tartışma var.
Bayram mı yapalım, yas mı tutalım?
Bazıları diyor ki; acı büyük, kayıp ağır… O halde 23 Nisan sadeleşmeli, törensizleşmeli, hatta neredeyse susmalı.
Ama bu toprakların hafızası bize başka bir şey anlatır.
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, bir refah gününün, bir huzur devrinin bayramı değildir.
Aksine, en zor günlerin içinden doğmuştur.
Cepheler yanarken, şehirler yoksullukla sınanırken, analar evlatlarını toprağa verirken kurulmuştur o Meclis.
Ve o Meclis, sadece bir yönetim binası değil; bir milletin “Ben varım” deme biçimidir.
Mustafa Kemal Atatürk, tam da o yokluk günlerinde egemenliği millete verirken, geleceği de çocuklara emanet etti.
Çünkü biliyordu:
Bir milletin yarını, onun çocuklarının gözlerindeki ışıltıdır.
Bugün “kutlamayalım” demek, meseleyi eksik anlamaktır.
Çünkü bu bayram, neşenin değil sadece; direncin de sembolüdür.
Sayın Ahmet Davutoğlu ve benzer düşünenler, iyi niyetle bir hassasiyet dile getiriyor olabilir.
Ama gözden kaçan bir gerçek var:
Yas, milletleri ayağa kaldırmaz. İrade kaldırır.
Bir çocuğun korku içinde büyüdüğü bir ülkede, sessizlik çözüm değildir.
Bir annenin gözyaşını dindiren şey, törenlerin iptali değil; güvenliğin tesisidir.
Bir milletin geleceğini koruyan şey ise, umudu canlı tutmaktır.
23 Nisan’ı kutlamak;
acıları yok saymak değil,
o acılara teslim olmamaktır.
Bu yüzden bayramı büyütmek gerekir.
Daha fazla çocuk sesiyle, daha fazla bayrakla, daha güçlü bir bilinçle…
Çünkü çocuk, sadece korunması gereken değil; aynı zamanda güçlendirilmesi gereken bir varlıktır.
Ve güç, korkudan değil; özgüvenden doğar.
Eğer gerçekten çocuklar düşünülüyorsa, yapılması gereken bellidir:
Okulları daha güvenli hale getirmek,
eğitimi daha nitelikli kılmak,
geleceği daha sağlam temellere oturtmak.
Ama bayramı kısmak…
İşte o, tam da bu mirasın ruhuna aykırıdır.
23 Nisan, bir takvim günü değil;
bir duruştur.
Ateşin içinden doğmuş bir iradenin,
karanlığa karşı yaktığı bir meşaledir.
Ve o meşale,
yasla değil,
coşkuyla taşınır.
Yaşasın çocukların gülüşü.
Yaşasın milletin iradesi.
Ve yaşasın, her şeye rağmen umudu büyüten bu ülke.












Yorumlar kapalı.